Yerleşim Vizelerinde İngilizce bilme zorunluluğu geldi

29 Kasım 2010, Pazartesi itibarıyla göçmenlik prosedürlerinde daha önceden yapılmış olan ve 26 Temmuz 2010’da ilan edilmiş olan bir takım değişiklikler yürürlüğe girmiş olacak. İngiltere’de süresiz oturumu ve vatandaşlığı bulunanların dikkat etmesi gereken nokta ise bundan sonra özellikle İngilizce bilmeyen eşlerini İngiltere’ye götürmenin eskisinden daha zor olacağıdır.

29 Kasım 2010 ile gelen yeni prosedürdeki ilk önemli değişiklik İngilizce dil bilme şartı. Bu tarihten itibaren yapılacak olan yerleşim başvurularında, başvuruda bulunan eşin İngilizceyi temel düzeyde bilmesi ön koşul olacak. Peki, temel düzeyde İngilizce ne demek ve temel düzeyde İngilizce bilgisi nasıl kanıtlanacak? Home Office bu konuda uluslar arası geçerliliği olan bir dil sınavı sonucunun başvuruda sunulması gerektiğini ifade ediyor resmi web adresinde. Temel düzey ise hangi sınava girileceğine göre farklılık gösteriyor.

Türkiye’den başvuru yapacak eşlerin ulaşabileceği sınavlar IELTS, TOEFL, TOEIC ile Cambridge sınavları olan ESOL, PET, ILEC, ICFE, CPE, CAE, BEC, FCE ve BULTAS gibi genellikle Ankara, İstanbul, İzmir ve Adana gibi büyük şehirlerde ulaşılabilen sınavlar olacaktır. Bu anlamda başvuru sahiplerinin özellikle bilmesi gereken nokta bu sınavlara herhangi bir kursta giremeyecekleridir. Sadece bu bahsedilen sınavların yapıldığı belirli şehirlerdeki merkezlerden sınava girebilir ve sonuç alabilirler. Başvuru sahiplerinin herhangi bir kursa devam etmelerinin ve kurs bitirme sertifikası almalarının ise kendilerine hiçbir anlamı ve faydası olmayacağıdır. İngiltere Konsolosluğu’na yapılacak olan vize başvurularında sadece uluslararası dil sınavlarının sonucu kullanılabilecek ve herhangi bir kurs bitirme sertifikası yeterli olmayacaktır. Sınavlara girebilmek için kış aylarında birkaç hafta önceden, yaz aylarında ise bazen birkaç ay önceden rezervasyon yaptırmak gerekiyor. Yani her bir sınavın belirli bir kontenjanı var. Sınavlarla ilgili bir diğer nokta ise bu sınavlara girebilmek için belirli bir ücret ödenmesi gerektiğidir, sınav ücretleri şöyledir, IELTS – 295 TL, KET – 142 TL (£61), PET – 166 TL (£71), ILEC – £196, BULATS – £50, CPE – £96, CAE – £85, TOEFL (IBT) – $185 ve TOEIC – €90 sınavlara giriş ücreti var. Bazı sınavlara girmeyip iptal edildiğinde ücretin belirli bir oranı iade ediliyor ancak sınavdan başarısız olunduğunda herhangi bir iade söz konusu değil.
Sınavlar hakkındaki bu bilgiden sonra sınavdan nasıl bir sonuç almak gerektiğine gelelim. Home Office partnerlerden / eşlerden A1 düzeyinde İngilizce bildiklerini ispatlamalarını istiyor. A1 denilen düzey temel İngilizce bilgisidir. Yaklaşık 50 saatlik bir kurs ile bu düzeyde İngilizce öğrenmek mümkündür yani ortalama bir kursa devam edildiğinde yaklaşık 2 aylık bir kursa devam edilmesi yeterli olacaktır. Burada önemli olan ve vize başvurusu yapacakların unutmaması gereken en önemli nokta vize başvurusu yaparken kursa gitmiş olsalar bile kurs bitirme sertifikalarını kullanamayacakları ve yukarıda örnekleri verilen sınavlardan birini almak zorunda olduklarıdır. A1 düzeyi kişinin kendisini tanıtmasına, basit düzeyde sohbet edebilmesine, alışveriş yapabilmesine ve toplu taşım araçlarını kullanabilmesine yetecek kadar bir İngilizce bilgisidir; yani oldukça kolay bir seviye.

İngilizce dil bilgisini kanıtlama zorunluluğu her başvuru sahibi için geçerliyken Türkiye’de Boğaziçi Üniversitesi ve ODTÜ gibi İngilizce eğitim veren üniversitelerden UK NARIC tarafından kabul edilen bir diploma ile mezun olanlar (sadece lisans eğitimi için geçerli olmak üzere) bu dil şartını zaten sağlamış kabul edilecekler. Yüksek lisans ve doktora eğitimi kabul edilmeyecektir.

Yerleşim vizesine başvuracak her bir bireyin (65 yaş üstü olanlar, fiziki veya zihinsel özürlü olanlar veya dil öğrenemeyeceğini geçerli bir gerekçeye dayandıranlar hariç) yukarıda bahsedilen sınavlardan birine girip en az A1 düzeyinde İngilizce bildiğini ispat etmesi gerekmektedir. 

İngilizce dil bilme şartı evlilik tarihi ile ilgili değildir. Vize başvurusunun yapılaacağı tarih 29 Kasım 2010’dan sonra ise başvuru sahibinin İngilizce bilme şartını sağlaması gerekiyor. Sadece evli olanlar için değil, nişanlı yerleşim vizeleri ve partner vizeleri için de durum bu şekilde olacak, vizeye başvuru yapılan tarih esas alınacaktır.

İngilizce dil bilme şartı geçici vize ile İngiltere’de bulunan bireylerin eş, nişanlı ve partnerlerini kapsamayacak. Yani bir çalışma izni sahibi kişi süresiz oturum alıncaya kadar ailesini yanına almak isterse eşinin İngilizce bilmesi zorunlu olmayacaktır veya öğrenci vizesi ile İngiltere’de bulunan birinin ailesi için böyle bir şart söz konusu olmayacaktır.

Türkiye’den vizeye başvuracak adayların İngilizce öğrenme sürelerini de göz önüne alarak plan yapmalarını tavsiye eder konu hakkında detaylı bilgi için uzmanlarımıza danışabileceklerini belirtmek isteriz.

Evlenebilmek için izin alma şartı kalkıyor

Getirilecek bu düzenlemenin yanısıra evlilik ile igili olarak olumlu bir gelişme ise Home Office’in yapacağı yeni bir düzenleme 2010 yılı sonu veya 2011 yılı başında yürürlüğe girecek. Bu yeni düzenleme İngiltere’de evlenmek isteyen göçmenlik denetimine tabi kişilerin evlenmeden önce alması gereken evlilik izni (Certificate of Approval) uygulamasını kapsayacak. Yürürlükte olan yasalara göre sürekli oturum izni (indefinite) veya İngiltere vatandaşı olmayan göçmenlerin İngiltere’de evlilik yapmaları için önceden Home Office’den izin almaları gerekiyor. Home Office’in incelemesinden geçen başvurular uygun görüldüğü takdirde kişiler İngiltere’de evlilik yapmak için bir sertifikaya hak kazanıyorlar. Sertifikayı kullanarak evlilik işlemini gerçekleştiren kişiler daha sonra evlilikten dolayı oturum izni başvurusu yapabiliyorlar.

Bu uygulamanın tek istisnası ise İngiltere’deki Anglikan kiliselerinde evlilik işleminin gerçekleşmiş olmasıdır. Anglikan kilisesinde evlenmiş olan kişilerin ayrıca Home Office’e başvurmasına gerek görülmüyordu.

Home Office’in uyguladığı evlilik için sertifika düzenlemesinin amacı sahte evliliklerin önüne geçmekti. Ancak bu uygulamaya karşı İngiltere mahkemelerine yapılan itirazlar ve bunların sonucu olarak mahkeme kararlarının kişilerin lehine sonuçlanması dolayısıyla sertifika uygulaması amacına hizmet edemez hale gelmiştir. Ayrıca uygulamanın Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne uygun olmadığı görüşleri de bu uygulamayı zayıflatmıştır. Bu sebeplerle yapılan değerlendirmeler sonucu sertifika uygulamasının yürürlükten kaldırılması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Home Office’in sertifika uygulamasının tam olarak ne zaman yürürlükten kaldırılacağı konusundaki öngörüsü 2010 yılı sonu veya 2011 yılı başı olarak ilan edilmistir. Ancak uygulamanın yürürlükten kaldırmasının tam tarihinin kararlaştırılması ve bunun ilan edilmesine kadar kişiler evlilik için sertifika almak zorunda olacaklardır. Yani iptal işleminin kanunlaşacağı zamana kadar olan dönemde evlilik yapmak isteyen kişiler yine Home Offic’e sertifika için başvuru yapmak zorundadırlar.

Evlilik için sertifika uygulamasının yürürlükten kaldırılmasından sonra kişilerin yalnızca nikah işlemi için belediyelerin yetkili makamlarını bilgilendirmeleri yeterli olacaktır. Yani çncesinde Home Office’den izin almalarına gerek kalmayacaktır. Belediye tarafından yapılan nikah işlemi sonrası ise kişiler evlilik dolayısıyla oturum başvurusu yapabileceklerdir.

Tüm bunlara ek olarak İşçi Partisi hükümetinin daha önce ilan ettiği ve Temmuz 2011’de yürürlüğe gireceğini duyurduğu ‘Kazanılmış Vatandaşlık’ uygulaması konusunda olmuştur. Yeni hükümetin yaptığı açıklama sonrası Home Office’in resmi internet sitesinde yer alan duyuruya göre Temmuz 2011’de yürürlüğe girmesi planlanan düzenlemeler modife edilecektir. Daha onceki hukumet doneminde  planlanan değişikliklerin çok karışık, bürokratik ve etkisiz olacağının altını çizen İçişleri Bakanı şu anda geçerli olan kanunların geçerliliğini koruyacağını ilan etmiştir.

Ancak yapılan açıklamada kafa karıştırıcı bazı bildirimlere de rastlamak mümkün. İçişleri Bakanı’nın konu hakkındaki demecinde yeni sistemin geçerli olmayacağını belirtmesinin ardından İngiltere’ye geçici olarak gelen kişilerin sürekli oturum iznine sahip olmaması gerektiğini de söylemesi göçmenler ile ilgili politikalarının kolaylaştırıcı olmayacağı aksine tülerans tanınmayacağının işaretlerini taşımaktadır. Bakanın İngiltere’ye kısa süreli kalacağını beyan ederek gelen kişilerin zaten yerleşme haklarının olmaması gerektiğini belirtmesi önemli bir noktadır. Belirli bir süre için İngiltere’de çalışan veya belirli süre için bir kursta eğitim gören kişilerin yerleşme hakkının zaten olmaması gerektiğini vurgulayan İçişleri Bakanı göçmenler için şartların daha da zorlaşacağını haber vermiş oluyor.

Sonuç olarak gelecekte evlilik işlemleri için şartların kolaylaşmasını sağlayacak düzenlemelerin yapılması genel olarak göçmenler için şartların daha kolay olacağı anlamına gelmemektedir. Göçmenlik ile ilgili yeni düzenlemeler ve uygulama biçimleri hakkında daha ayrıntılı bilgiyi CSS & Co Legal Services’in Londra ofisinden 0208 888 5808 veya Türkiye’deki Ankara ofisinden 0090312 448 1055 numaralı telefonlardan alabilirsiniz.

Kamuouyuna saygı ile duyurulur.

Ahmet Engin
CSS & Co Legal Services